İshak b. Davud b. Subeyh dedi ki: Abdurrahman b. Mehdî’ye dedim ki: “Yâ Ebâ Sa’id! Bizim memlekette şu sofilerden bazıları var.” O da dedi ki: “Onlara bulaşma (derim)! Çünkü biz onlardan öyle gruplar gördük ki, bu iş, bazılarını deliliğe götürdü, bazılarını ise zındıklığa!”

Paylaş

Fudayl b. Iyad (r.h) ve Ahmed b. Hanbel (r.h) gibi selef-i salihinden bazı kimseler şöyle derdi: “Kabul olunan bir duamız olsaydı yöneticiler için dua ederdik. Çünkü onların ıslahı Müslümanların ıslahıdır.” (Kalâidu’l Ikyân, Merî b. Yusuf, s.37)

Paylaş

“Paraların, mihrapların, duvarların ve yere döşenen şeylerin üzerine Kur’an ve Cenâb-ı Hakk’ın isimlerini yazmak mekruhtur”. حاشية ابن عاببدين فارفور 1/597

Paylaş

Bir adam Ebu Mesud er-Razi’ye (r.h) gelip ezberledikleri hadisleri unutmalarından yakındı. Ebu Mesud (r.h) sizden kim bir hadisi 500 defa tekrar ediyor dedi. Adam da buna kim güç yetirebilir ki deyince Ebu Mesud (r.h) “Bu yüzden ezberleyemiyorsunuz” dedi. (Tabakatu’l Muhaddisin)

Paylaş

Fahruddîn er-Râzî,Der Ki : “Akıl ve istidlâl sahibi, kendi fikrinin bir ürünü olarak ‘işte bu görüş gerçektir, doğrudur’ diye bir sonuca ulaşabilir. O görüş kendi zihninin, kendi aklının bir çıkarımı, kendi fikrinin bir ürünü olduğu için, ona yönelik sevgisi güçlenir. Bazen bu sevgi o kadar güçlenir ki, o görüşün doğruluğu veya yanlışlığı üzerinde düşünmesine dahi engel olur. Hatta bu sevgi o dereceye ulaşır ki, o du- rumun yanlışlığını gösteren bir delil duyduğunda onu anlamaz, o delilin niteliğine vakıf olmaz, üzerinde durmaz. Aynen ‘Bir şeyi sevmen (seni) kör ve sağır eder’ denildiği gibi…” (Kaynak Fahruddîn er-Râzî, el-Metâlibü’l-‘Aliye, c. 9, s. 38-39)

Paylaş