İbn Kesir Tefsiri (Allah’ın olduğu semaya gelirler: Sahih) İbn Kesir Tefsiri (Allah’ın olduğu semaya gelirler: Sahih) ٢٥٠٩٠ – قَالَ مُحَمَّدُ بْنُ عَمْرٍو: فَحَدَّثَنِي سَعِيدُ بْنُ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي… Continue reading “İbn Kesir Tefsiri (Allah’ın olduğu semaya gelirler: Sahih)”… Paylaş
Mahmud Şakir’in dilin Araplar nezdindeki konumunu anlamak için harika bir ifadesi var: ”Putlara kulluk etmezden önce beyana kulluk ederlerdi. Onlardan putlarını hafife alanı işittik. Lakin bir kere bile beyanı hafife alanı işitmedik.” Continue reading “Mahmud Şakir’in dilin Araplar nezdindeki konumunu anlamak için harika bir ifadesi var: ”Putlara kulluk etmezden önce beyana kulluk ederlerdi. Onlardan putlarını hafife alanı işittik. Lakin bir kere bile beyanı hafife alanı işitmedik.””… Paylaş
«أَهْلُ الْعِلْمِ يَكْتُبُونَ مَا لَهُمْ وَمَا عَلَيْهِمْ , وَأَهْلُ الْأَهْوَاءِ لَا يَكْتُبُونَ إِلَّا مَا لَهُمْ» “Ehli ilim (ehli sünnet) kendi lehine ve aleyhine olan her şeyi yazar (kayda alır). Ehli bidat ise sadece kendi lehine olan şeyleri yazar (kayda alır).Veki’ b. Cerrah [Darakutni, sünen, 1/27] «أَهْلُ الْعِلْمِ يَكْتُبُونَ مَا لَهُمْ وَمَا عَلَيْهِمْ , وَأَهْلُ الْأَهْوَاءِ لَا يَكْتُبُونَ إِلَّا مَا لَهُمْ» “Ehli ilim (ehli sünnet) kendi… Continue reading “«أَهْلُ الْعِلْمِ يَكْتُبُونَ مَا لَهُمْ وَمَا عَلَيْهِمْ , وَأَهْلُ الْأَهْوَاءِ لَا يَكْتُبُونَ إِلَّا مَا لَهُمْ» “Ehli ilim (ehli sünnet) kendi lehine ve aleyhine olan her şeyi yazar (kayda alır). Ehli bidat ise sadece kendi lehine olan şeyleri yazar (kayda alır).Veki’ b. Cerrah ”… Paylaş
“Bana soru soran bir grup/öğrenci topluluğu olmadığı için birçok bilgiyi unuttum” (İbn Adi, el-Kâmil, 7/330) «الكامل في ضعفاء الرجال» (7/ 330): «حدثنا موسى بن العباس، حدثنا محمد بن الخليل، حدثنا الوليد بن صالح سمعت محمد… Continue reading ““Bana soru soran bir grup/öğrenci topluluğu olmadığı için birçok bilgiyi unuttum” (İbn Adi, el-Kâmil, 7/330)”… Paylaş
İbn kesir sahih akıl ibaresini kıllanıyor Continue reading “İbn kesir sahih akıl ibaresini kıllanıyor”… Paylaş
Taberi kendi zamanında pek çok kişinin iki ismi olduğunu söylüyor Continue reading “Taberi kendi zamanında pek çok kişinin iki ismi olduğunu söylüyor”… Paylaş
Ömer (r) dedi ki: „Bir adam, Allâh’a imandan sonra, güzel ahlaklı, sevecen ve doğurgan bir kadından daha hayırlı bir şey elde etmemiştir! Yine bir adam, Allah’a karşı küfür işlemekten sonra, kötü ahlaklı ve sivri dilli bir kadından daha şerli bir şey elde etmemiştir.“ SonraSonra devamla dedi ki: „Onlardan bazıları, herhangi bir şeye karşılık alınamayacak kadar değerli bir kazançtır, bazıları ise, kendisinden kurtuluşun mümkün olmadığı esaret prangalarıdır!“ [İbn Ebi Şeybe, Musannef, 3/559, Sahih] Continue reading “Ömer (r) dedi ki: „Bir adam, Allâh’a imandan sonra, güzel ahlaklı, sevecen ve doğurgan bir kadından daha hayırlı bir şey elde etmemiştir! Yine bir adam, Allah’a karşı küfür işlemekten sonra, kötü ahlaklı ve sivri dilli bir kadından daha şerli bir şey elde etmemiştir.“ SonraSonra devamla dedi ki: „Onlardan bazıları, herhangi bir şeye karşılık alınamayacak kadar değerli bir kazançtır, bazıları ise, kendisinden kurtuluşun mümkün olmadığı esaret prangalarıdır!“ ”… Paylaş
Alimlerin sika-zayıf (sahih-zayıf) farkı gözetmeksizin herkesten hadis alan kimse için verdikleri diğer bir örnek: “elbisemi açayım da yoldaki bütün tezek ve bok böceklerini toplayayım mı istiyorsun!” Muhaddisu’l-fasıl Continue reading “Alimlerin sika-zayıf (sahih-zayıf) farkı gözetmeksizin herkesten hadis alan kimse için verdikleri diğer bir örnek: “elbisemi açayım da yoldaki bütün tezek ve bok böceklerini toplayayım mı istiyorsun!” Muhaddisu’l-fasıl”… Paylaş
Çok güzel bir kaide. Üzerine icma edilen meseleleri inkar edenlerin tekfiri meselesi, mutlak değildir. Bu, sarih nas olan (Kur’an ya da tevatür sünnet), ümmetin üzerine icma ettiği avamın ve alimin kendisinde müşterek olduğu İslam’ın zahir meseleleri hususundadır. Alimlerin icma ettiği lakin avamın bilmediği hususlarda durum farklıdır. Buna miras ahkamı hususunda icma edilen şeyler örnek olarak verilebilir. Burada her ne kadar icma varsa da, inkarı direk tekfir sebebi sayılmaz. Hakeza muhdes meselelerde böyledir. Muhdes bir mesele de bir belde halkı icma ederse, orada hilaf direk tekfiri gerektirmez. Ravdat’ut-Talibin 2.cilt syf 146 Çok güzel bir kaide. Üzerine icma edilen meseleleri inkar edenlerin tekfiri meselesi, mutlak değildir. Bu, sarih nas olan (Kur’an ya… Continue reading “Çok güzel bir kaide. Üzerine icma edilen meseleleri inkar edenlerin tekfiri meselesi, mutlak değildir. Bu, sarih nas olan (Kur’an ya da tevatür sünnet), ümmetin üzerine icma ettiği avamın ve alimin kendisinde müşterek olduğu İslam’ın zahir meseleleri hususundadır. Alimlerin icma ettiği lakin avamın bilmediği hususlarda durum farklıdır. Buna miras ahkamı hususunda icma edilen şeyler örnek olarak verilebilir. Burada her ne kadar icma varsa da, inkarı direk tekfir sebebi sayılmaz. Hakeza muhdes meselelerde böyledir. Muhdes bir mesele de bir belde halkı icma ederse, orada hilaf direk tekfiri gerektirmez. Ravdat’ut-Talibin 2.cilt syf 146”… Paylaş
İbn Kayyim: insanların çoğu Allah hakkında kötü zan, su-i zan besler. Zira kendisine verdiğinden daha fazlasına hak sahibi olduğunu düşünür. Şükretmek. Continue reading “İbn Kayyim: insanların çoğu Allah hakkında kötü zan, su-i zan besler. Zira kendisine verdiğinden daha fazlasına hak sahibi olduğunu düşünür. Şükretmek.”… Paylaş